VKontakte.DJ
forum traveling
AnasayfaVakfmzGncelBalantlarAlbmndirBize UlanBltenlerForum
DUYURULAR | KEMAL KURDA KES | PANEL: Gzel Trkemize Ne Oldu? | KONU-KONUK | DEPREM  
 
Anasayfa arrow Gncel arrow KEMAL KURDA Kesi arrow EYMÝR'ÝN ÇAÐRISI - Kemal Kurdaþ

Vakf?m?z ODTU'de
Onayl Giri
Kullanc

Parola

Beni Hatrla
Kayp Parola?
Yeni kayt

Hava Durumu
 stanbul
 ---

Etkinlik Takvimi
Ekim 2017
P P S P C C
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4
Bu ay

Tarayc zellikleri
Favorilere Ekle
lk Sayfa Yap

Kimler evrim i
Sitemizde 37 konuk var


Saya
3498254 Ziyaret


ODTU Anasayfa
 ODTU Anasayfa

ODTU E-Kart
 E-Kart Gndermek in Tklayn

ODTU mzden
 "Bir arkadamzdan aldmz sunuyu izlemek iin tklayn. Hazrlayana ve iletene teekkr ederiz."

EKV Bilgisayar Bagisi
 Eski Bursiyerimiz Yakup Kaman'n retmenlik Yapt Okula EKV araclyla balanan bilgisayarlar

T.C. Kimlik No.
Öğrenmek İçin Tıklayın

DUYURULAR

Sitemiz yayna girdi. ye olarak olanaklardan yararlanabilirsiniz...


EYMÝR'ÝN ÇAÐRISI - Kemal Kurdaþ   Yazdr  E-posta 
Sayfa 1 / 5

 

ODTÜ Rektörlüðü’nden ayrýldýðýmdan bu yana 17 yýlý aþkýn bir süre geçmiþ bulunuyor. Bu süre içinde zaman zaman geriye bakýp “ODTÜ Rektörlüðü’ne beni hangi þartlar, ümitler, hayaller getirdi; kýsaca ben o rektörlüðü neden kabul ettim” sorusunu kendime sorduðumda, aklýma hep Thornton Wilder’in “The Bridge of Lui Rey” adlý uzun hikayesi gelmiþtir. Bilirsiniz ki bu uzun hikayede Peru’da eski bir Ýnka köprüsü, üzerinde pek çok insanla birlikte çöker ve üzerindekiler ölür. Yazar romanýnda bu insanlarý o köprüye ve o ortak kadere hayatlarýndaki hangi olaylarýn ya da hangi ihtiras, ümit ve kýzgýnlýklarýn getirdiðini ve ortak kadere terk ettiðini anlatýr.

Karþýmda çok cazip baþka teklifler varken beni ODTÜ Rektörlüðü’nü kabule iten ana sebebin, benim Türk Ýnsaný’na olan sevgim ve insanlarý özlediðimiz mutluluk ve refah düzeyine eriþtirmekte en kuvvetli etkinin ve itici gücün bu insanlarýn gelecek kuþaklarýný modern ilim ve teknolojide en üst düzeyde yetiþtirmenin oynayacaðýna dair kesin kanýmýn olduðunu bugün çok daha açýk bir biçimde görüyor ve takdir ediyorum. Türkiye’ye modern bilgi ve teknoloji ile mücehhez, dýþa açýk, en az bir yabancý dil bilir bir kuþak verebilmekte kendime düþeni yapabilmek hayatýmýn en büyük ihtirasý olmuþtur.

ODTÜ bana bu fýrsatý verir gözüktü ve bana daha ilk anda tesir etti. Bu temel anlayýþ, isterseniz ihtiras dýþýnda iki unsurun daha beni Ortadoðu’ya doðru ittiðini de zaman zaman hissetmiþim ve düþünmüþümdür. Ankara ile benim hayat yolumun çakýþmasýnda da hayli etkisi olan eðitim dýþýndaki bu olaylarý size kýsaca anlatmak isterim.

Ankara’ya ilk geliþim 1933 yýlýnýn yazýna rastlar. O zaman ilkokuldan mezun olalý 15-20 gün geçmiþ bir çocuktum. 1933 yazýnda Ankara bugün için gözde canlandýrýlmasý zor ölçülerde küçük bir þehirdi. Ankara’nýn büyük kýsmý kale ve eteklerindeki eski þehirden oluþurdu. Bu eski þehir henüz bugünkü Atatürk Bulvarý’na bile inmemiþti. Bent deresi þehrin kuzeybatý yönünü sýnýrlandýrýrdý. O zaman Altýndað ve arkasýndaki mahallelerin hiçbiri yoktu. Cebeci, henüz inþa edilmemiþ olan Mülkiye ve Hukuk Fakültesi binalarý sýnýrýnýn gerisindeydiler. Mamak ve Ayaþ küçük birer köydü. Güneyde Yeniþehir henüz teþekkül etmiþti. Hemen tamamý iki katlý binalardan oluþurdu. Arkasýnda tepede tabii Çankaya vardý. Biz Çankaya’ya gitmek þöyle dursun huþuundan bakamazdýk bile… Batýda bugünkü Gençlik Parký yarý batak bir çayýrdý. 1933 yazýnda Ankara’da ilk gecekondular yeþermeye baþlamýþtý. Bu gecekondular ikinci Büyük Millet Meclisi Binasý ve bitiþiðindeki halk arasýnda “Meclis Bahçesi” adýyla tanýnan parkýn arkasýndaki düzlükte ortaya çýkmýþtý. O zaman bu mahalleye “Teneke Mahalle” derlerdi. Gecekondu deyimi sonradan yarattýðýmýz saygýdeðer bir tasvirdir.

1933 yazýnda Ankara’ya ilk geldiðim günler bir þoka uðradýðýmý canlý biçimde hatýrlarým. Eskiþehir’den bu yana daha trende seyretmeye baþladýðým bozkýr beni ürpertmiþti. Mustafa Kemal’in orman çiftliðine ve yollara henüz ekilmeye baþlanan aðaçlara (hemen tamamý akasya, Ankara’da akasyadan baþkasýnýn yaþayamayacaðýna inanýlýrdý) raðmen Ankara’nýn aðaçsýzlýðý da içime derin bir hüzün akýtmýþtý.

Çocukluðunu Bursa’da Uludað eteklerinin ve ovanýn yeþilliklerinde ve Ýstanbul’un o zaman henüz tahrip edilmemiþ tabiatý içinde geçirmiþ bir insan olarak, Ankara’nýn aðaçsýzlýðý beni derinden sarsmýþtý. Aðaç ve orman hasretini o yaz adeta her gün hissettim. Ondan sonra da ileride Maliye Müfettiþi olarak Orta ve Doðu Anadolu’ya yaptýðým uzun seyahatlerde aðaç ve orman hasreti benim içime adeta bir sýla hasreti olarak yerleþti. Anadolu’nun orman hazinelerinin tahribini içinde yaþadýðým toplumun bir günahý, suçu olarak deðerlendirmeye baþladým.





MEYDAN SOK. HAYRAN APT. NO: 4/23 AKATLAR 34335 ISTANBUL
TEL : 0212 287 29 05-06 FAKS : 0212 257 88 00 E-Posta :
eymir@eymir.org.tr
Site ile ilgili görüş ve önerilerinizi bekliyoruz.
Sitemiz 1024 - 768 çözünürlüge göre düzenlenmistir
.
Bu site mambo altyapısında çalışmaktadır.